Yeni Yasa Teklifi: Temel Hak ve Özgürlüklerimize Ağır Darbe!

Yeni Yasa Teklifi: Temel Hak ve Özgürlüklerimize Ağır Darbe!

Meclise sunulacak Türk Ceza Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklif Taslağı, kadınların, trans bireylerin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan hedef alan; cinsiyete dayalı hak temelli siyasal ve akademik faaliyetleri sınırlandıran, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan pek çok ayrıntıyı kapsıyor. Kamu düzenini bozan, can ve mal güvenliğine tehdit oluşturabilecek suçların yanında temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde pek çok tartışmalı düzenlemeyi de içeriyor (*). Yasa teklifindeki bazı kritik noktalar şunlar:

“Cinsiyet değişikliği”ne ilişkin maddelerde öngörülen değişiklik, cinsiyet olumlama süreçlerine erişimi kısıtlıyor ve trans bireylerin bedensel özerkliklerine müdahale ediyor.

“Cinsiyet değiştirmeye yönelik tüm cerrahi müdahaleler ile cerrahi boyutta olmasa dahi cinsiyet değiştirmeye yönelik hormon veya ilaç verilmesi gibi tıbbi müdahalelerin de bu suçlara konu oluşturacağı” ifade ediliyor. Bu da kişilerin hayatlarını sürdürmek için ihtiyaç duyabilecekleri tüm tıbbi müdahalelerin yasaklanması anlamına geliyor.

Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği “üreme yeteneğinden yoksun bırakılma” şartı, bu teklifle yeniden getirilmek isteniyor.

Cinsiyet değişikliği yaşı 18’den 21’e yükseltiliyor.

“Kanuna aykırı cinsiyet değişikliği” adı altında, kişilerin hayatlarını sürdürmek için ihtiyaç duyabilecekleri tüm tıbbi müdahaleler suç konusu ediliyor ve izin almadan cinsiyet olumlama ameliyatı yaptıranlara hapis cezası öngörülüyor. Bu da bireylerin beden bütünlüğüne ve özel hayatına ciddi bir müdahale anlamına geliyor.

LGBTİ+ ve kadın haklarına ve örgütlenmelerine ciddi bir tehdit oluşturuyor.

“Tek tipleştirme ve cinsiyetsizleştirme akımlarıyla daha etkin mücadele edilmesi” gibi bilimsel ve sosyolojik gerçeklere aykırı ve muğlak gerekçeler hem bireysel hakların hem de örgütlenme haklarının engellenmesinin önünü açıyor. Biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunmanın hapis cezasıyla cezalandırılmasının öngörülmesi, kalıplaşmış kadın ve erkek rolleri dışındaki her türlü cinsiyet ifadesini suç haline getiriyor. LGBTİ+ kişilerin sembolik nişan ve düğünlerini suç haline getiren yasa taslağı, kişilerin özel hayatın gizliliği, kendini özgürce ifade edebilme gibi en temel hakları açıkça tehdit ediyor.

Yasa teklifi ayrıca toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik, baskı ve şiddete karşı çıkmayı suç haline getirmenin önünü açıyor. Temel siyasal hak ve özgürlükleri olduğu kadar bilimsel bilgi üretimini de muğlak ve her yere çekilebilir “biyolojik cinsiyet”, “genel ahlak” gibi terimlerle sınırlandırıyor. Yasa teklifi, sadece kadın ve LGBTİ+ alanında çalışan sivil toplum örgütleri açısından değil bu alandaki bilgi üretimi bakımından da açık bir tehdit oluşturuyor.

Tutuklamalar kolaylaşıyor.

Hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda da “kişinin davranışlarının yeniden bir suç işleyeceği hususunda kuvvetli şüphe oluşturması, suçun işleniş şekli, suçun kamu düzenini ağır şekilde bozma tehlikesi gözetilerek tutuklama tedbirine başvurulabilmesine yönelik düzenleme” yapılacağı belirtiliyor ki bu da tutuklama yasağının kaldırılması anlamına gelebilir. Dolayısıyla tutuklama tedbirinin başvurulacağı alanın genişletileceği ve tutuklamaların yaygınlaşacağını öngörebiliyoruz. Bu durumun da temel hak ve özgürlükler açısından büyük bir tehlike oluşturacağını biliyoruz. Bu teklif, Anayasa’ya ve temel insan haklarına aykırıdır!

Bu yasa teklifine karşı sesimizi yükseltmeli ve haklarımızı savunmalıyız. Lütfen bu bilgiyi paylaşarak daha fazla insanın yasa teklifinden haberdar olmasına katkı sağlayın.

(*) İlgili haber: https://kaosgl.org/haber/lgbti-lar-medeni-kanun-ve-ceza-kanunu-nda-yapilmasi-ongorulen-degisikliklerle-hedefte

#YeniYasaTeklifi #TemelHaklar #LGBTİAHakları #CinsiyetDeğişikliği #Anayasa