Akademi ve Ötesinde Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Güncel Durumu 2

24 – 25 Ocak 2026 Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Ağı Çalıştayı

Kayhan, A., & Kayıran, M.(2026). Akademi ve Ötesinde Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Güncel Durumu 2. Ankara: Aramızda
Yayını indir / görüntüle

Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Akademik Ağı’nın toplantısı, ARAMIZDA Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Derneği ve UN Women’ın ev sahipliğinde 24–25 Ocak 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. 14 farklı üniversiteden 17 akademisyenin ve halen dışarıda olan 10 akademisyenin katılımıyla düzenlenen bu çalıştay, akademide toplumsal cinsiyet çalışmalarının mevcut durumunu değerlendirmeyi, karşılaşılan kurumsal ve politik zorlukları tartışmayı ve akademik dayanışma ağlarını güçlendirmeye yönelik somut adımlar geliştirmeyi amaçlamıştır.

Bu çalıştay, ARAMIZDA Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Derneği1 tarafından 23–24 Aralık 2023 tarihlerinde Ankara’da “Akademide Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarını Savunmak, Görünürleştirmek, Güçlendirmek” başlığıyla düzenlenen ve 19 farklı üniversiteden yaklaşık 40 akademisyenin katıldığı çalıştayın devamı niteliğindedir.

2023 yılında gerçekleştirilen “Akademide Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarını Savunmak, Görünürleştirmek, Güçlendirmek” çalıştayında, toplumsal cinsiyet çalışmalarına yönelik baskıların arttığı tespit edilmiş ve akademisyenleri bir araya getirecek bir ağ kurulması önerilmişti. 2026 çalıştayı, bu önerinin kurumsallaşmaya başladığı bir aşamayı temsil etmektedir.

Önceki raporda daha çok akademik alanın daralması, sansür ve otosansür deneyimleri ile feminist birikimin korunması tartışılırken, bu çalıştayda baskıların daha kurumsal ve çok katmanlı hâle geldiği görülmektedir. Özellikle performans sistemleri, proje fonları, öğrenci profili ve kampüs politikaları gibi alanlarda daha belirgin dönüşümler yaşandığı ifade edilmiştir.

Bir diğer önemli fark, önceki çalıştayda sorunların tanımlanmasına ağırlık verilmiş olması; bu çalıştayda ise somut eylem planı ve işbölümünün belirginleşmesidir. Akademik dayanışma ağının oluşturulması, ortak üretim mekanizmalarının planlanması ve alternatif bilgi dolaşım kanallarının geliştirilmesi bu açıdan yeni bir aşamaya işaret etmektedir.

Bu süreklilik ve dönüşüm birlikte değerlendirildiğinde, toplumsal cinsiyet çalışmalarının akademide karşılaştığı zorlukların arttığı; buna karşılık akademik dayanışma pratiklerinin de daha örgütlü bir biçim kazanmaya başladığı görülmektedir.