Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği tarafından yapılan bir çalıştay, bir forumun ardından oluşturulan Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Ağı, 24-25 Ocak tarihlerinde, UN Women’ın desteğiyle “Akademi ve Ötesinde Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Güncel Durumu” başlıklı çalıştayı yaptı. Ankara’da yapılan çalıştayda Türkiye’nin farklı üniversitelerinde toplumsal cinsiyet çalışan akademisyenler bir araya geldi.
Çalıştay, Aramızda Derneği’nin 2023 yılında yaptığı “Akademide Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarını Savunmak, Görünürleştirmek, Güçlendirmek” başlığıyla düzenlenen iki günlük çalıştayın sonuçları paylaşılarak başladı. 2023 yılında yapılan çalıştayda, içinde “toplumsal cinsiyet” ifadesi geçen çalışmaların yapılmasının giderek zorlaştırılmasının ve üniversitelerde kapatılan ya da işlevsizleştirilen Kadın Çalışmaları Merkezlerinin çoğunun kadın düşmanı politikaların aracı haline getirilmesinin büyük bir tehlike yarattığına dikkat çekilmiş ve akademisyenler alternatif çözüm yolları üzerine birlikte düşünme fırsatı bulmuştu. Etkinlikte, üniversitelerin ve akademik üretimin yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde yaygınlaşan otoriterleşmeden mustarip olduğu ve bu nedenle uluslararası iş birliği olanaklarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi gerektiği üzerinde durulmuştu.
15 Haziran 2025 tarihinde yine akademisyenleri bir araya getiren forumda ise toplumsal cinsiyet” meselesinde baskıların daha da arttığı, başta LGBTİ+’ları olmak üzere tüm sivil toplum kurumlarını, hak örgütlerini, sağlık çalışanlarını, akademisyenleri hedef alan yasa taslakları nedeniyle bu konuda yapılacak araştırmaların tamamen riskli bir hale gelmesine dikkat çekilmişti. Daha fazla bir araya gelmek, mücadelenin daha da genişlemesini sağlayacak bir ağ kurmak, akademide feminist köprüler inşa etmek, yaşananları kayıt altına almak ve raporlama yapmak gibi pek çok konu üzerinde uzlaşılmıştı.
Bu uzlaşının ilk adımı olarak Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Ağı oluşturuldu ve ağın ilk yüz yüze buluşması olarak 24-25 Ocak tarihlerinde “Akademi ve Ötesinde Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarının Güncel Durumu” başlıklı çalıştay yapıldı. Bu vesileyle toplumsal cinsiyet çalışan akademisyenler, üniversitelerde yaşadıkları baskı ve sorunlar üzerinde tartışma yürütme fırsatı buldu. Toplumsal cinsiyet çalışmalarına yönelik engelleme çabalarına karşı geliştirilebilecek direniş yöntemleri ve hayatta kalma stratejileri üzerinde duruldu.
“Toplumsal cinsiyet eşitliği”nin AB projelerine başvurmak için bir önkoşul olması nedeniyle araçsallaştırıldığını anlatan akademisyenler, üniversitelerdeki toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için çalışması gereken birimlerin toplumsal cinsiyet karşıtlığı üreten mekanizmalarına dönüştürüldüğüne dikkat çektiler. Sadece sağladığı ekonomik gelir nedeniyle bu tür birimlere atananların, toplumsal cinsiyet eşitliği, feminizm, LGBTİ+ hakları konularından uzak kişiler olduğu vurgulandı.
Üniversite yönetimlerinin toplumsal cinsiyet söz konusu olduğunda “Biz böyle şeylere bulaşmak istemiyoruz” mottosuyla hareket ettiğini belirten akademisyenler üniversite feminist bir akademisyen olmanın 4-5 kat daha fazla çalışmak anlamına geldiğinin altını çizdiler.
Önümüzdeki dönem için ortak bir çalışma planı da hazırlayan akademisyenler, bir arada olmanın, dayanışmanın tüm sorunların üstesinden gelebileceğine dair inançlarını ifade ederek çalıştayı sonlandırdılar.
