Tasnif dışı

Kapitalist Ataerkinin Yeniden Üretiminde Eğitim

Türkiye eğitim sisteminde, Cumhuriyetin önemsenen, olumlanan kimi eğitim politikalarına toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakıldığında, tüm bunların, aslında eşitsiz toplumsal cinsiyet değerlerine dayalı eril bir sistemin yerleştirilme sürecine işaret ettiği açıkça görülür. Cumhuriyet öncesi döneme kıyasla daha “eşitlikçi ve özgürlükçü” görünen (belki de kısmen böyle olan) bu anlayış, aslında kapitalist ataerkiyi kurmaya ve güçlendirmeye yaramıştır. Eğitim […]

Tasnif dışı

Mühendislik, teknoloji ve iş yerinde cinsiyete dayalı ayrışma

Türkiye’de doğa bilimleri ve mühendislik alanı, üniversitelerin kuruluşundan bu yana, görece eşitlikçi bir perspektifle kadınların da katılımıyla kurulmuş olmakla birlikte, eril değerlerle şekillenmiş prestijli profesyonel kültürlerden biri olan mühendislik alanının derinlemesine bir toplumsal cinsiyet analizi ve meslek alanına ilişkin tüm ayrışma örüntülerinin ortaya konması gereklidir. Türkiye’deki büyük Ar -Ge merkezleri ve bir üniversite teknoparkında kadın […]

Tasnif dışı

Ev: Feminist Coğrafya Orta Doğu ve Namüsait Kesişimler

Feministlerin zorlu bir meselesi olan evi kamusal ve özel alan ikiliğinin ötesinde tartışırken aynı zamanda “harem-selamlık” meselesi üzerinden “İslam coğrafyaları”nı problematize ederek feminist coğrafya literatürünü yansıtmaya ve tartışmaya yönelen bir makale bu. Evin tartışılamayan tarafını aşmak için hem total kurum bağlamında ve hem de direniş olasılıkları üzerinden ev ve kamusal alanın birbiri üzerindeki yansımalarını, bir-oluşlarını […]

Tasnif dışı

Kadın Mülteciler ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haritalama ve İzleme Çalışması

Bu rapor, Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi (CEİDizler) kapsamında hazırlanan tematik haritalama ve toplumsal cinsiyet eşitliğini (TCE) izleme göstergeleri geliştirme çalışmasının bir ürünüdür.

Tasnif dışı

Kadın homososyalliğinin dönüşümü ve Refet romanında kadın dostluğu

Bu makalede on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başında kadın homososyalliğine ilişkin dönüşen söylemler üzerinde durulduktan sonra, Fatma Aliye’nin Refet (1898) romanı incelenecektir. Bu dönemde erkek entelektüeller kadın homososyalliğini cehaletle, geri kalmışlıkla ve kadın homoerotizmi ile özdeşleştirirken kadınlar, hetero-romantik aşk ve arkadaşlığa dayalı evlilik idealinden, erkek dostluğundan ve vatansever yoldaşlık düşüncesinden olduğu kadar akrabalık […]